30 Temmuz 2009

Hasan Aycın Dünya Dillerinde!

Hasan Aycın’ın 40 Hadis çizgi kitabı dünya dillerinde.

“40 Hadis” ne kadar eski bir gelenek. 40 hadis bilmenin, etrafa anlatmanın kıymetini eskilerimiz ne de güzel bilmişler. Osmanlı el yazması 40 Hadis Tercümelerinin çokluğu “En azından 40 hadis bilelim.” diyenlerin çokluğuna delalet etmiyor mu?
EDAM Yayınları tarafından Birdirbir Kitaplığı içerisinde Mart 2008’de Hasan Aycın’ın “40 Hadis 40 Çizgi” kitabı yayınlanmıştı. Hasan Aycın’ın çizimleriyle hadislerin daha kolay öğrenildiğine şahit olmuştuk. Eee yeni nesil her şeyi görsellerle öğreniyor. İyi de yapıyor. Hasan Aycın’ın kitabına kitapçılardan rahatlıkla ulaşılabilir.
Eğitim Danışmanlığı ve Araştırmalar Merkezi (EDAM) karakter eğitimine ağırlık veren bir merkez olarak çocukların eğitiminde hadislerin öneminin altını çiziyor. Hadislerin diğer dillerde de çocuklara daha kolay öğretilebilmesi için bu çalışmayı daha geniş kulvarlara yaymışlar.

Boşnakça “40 Hadis 40 Çizgi”
Hasan Aycın’ın çizgi kitabı internet üzerinden yedi dilde yayımlandı. Türkçe’nin dışında Boşnakça, Almanca, İngilizce, Urduca, Bengalce ve Rusça olarak
adresinde yayında. Bir çizgi kitabı olduğundan
kitaptan fotoğrafların bulunduğu bir site burası.
Hülasa, Birdirbir Kitaplığı dünya bizim demiş, 40 Hadis’i 7 dile çevirmiş. İnşallah en kısa zamanda 70 olur, çünkü bu çevirilerle Peygamber’in sözleri dört bir yana ulaşabiliyor.
Haber dikkatimizi çektiğinde internette aradık, bazı arkadaşlar animasyon tekniklerinden faydalanarak 40 hadis çizgilerinden bir de video yapmışlar. Aşağıdaki videodan seyredebilirsiniz.



Ömer Faruk Pekuz
Dünya Bizim

23 Temmuz 2009

CafCaf Forum Ödüllü Karikatür Yarışması! (30 Ağustos 2009)

CafCaf Forum Ödüllü Karikatür Yarışması!

Konu:
'2012'de neler olacak?

Açıklama:
Foton kuşağı dedikleri de neymiş? Günümüz teknolojisi bir rüya mıymış? Rüyadan uyanacak mıyız? Mayaların takvimi 2012'de bitiyormuş, yenisini bastırsalar olmaz mıymış? İndigolarla falan alakası var mı bu işin? E, biz bunları hep bilimkurgularda izliyorduk diyenler, yoksa bilimkurgu şeytan işi mi? Şeytanın hilesi bu kadar açık olabilir mi? Neler olacak Allahım, ne kadar ilginç zamanlar bu zamanlar... Girin internete, araştırın, öğrenin, safınızı seçin, espri çıkarın, çizin gönderin!

Ödül:
Birinci olan kişiye, çoktan seçmeli hediyeler...*Dilerse Cafcaf Dergisi'nin ilk 17 sayısının cildi, *Dilerse Cafcaf tişörtü, *Dilerse Cafcaf'tan seçeceği bir karikatürün çizerinden imzalı, çerçeveli baskısı...

Jüri:
Asım Gültekin, Volkan Akmeşe, Faruk Günindi ve Yusuf Kot karikatürlere bakıp "hmm" diyecekler. Bir de halk oylaması olacak. Bakalım n'olacak?"

Son katılım tarihi:
30 Ağustos 2009

NOT:
Yarışmaya forum üzerinden karikatürler gönderilecektir.
Cafcaf Foruma üye olmak için TIKLAYINIZ

Cafcaf Mizah Dergisi

Sabah Gülmece Mizah Sayfası!


SABAH GÜLMECE MİZAH SAYFASI
Halil İ. Yıldırım önderliğinde Mert Gürkan ve Emre Yılmaz’ın yer aldığı Sabah Gülmece sayfası Pazar günleri Sabah gazetesiyle birlikte Sabah Ankara ve Sabah Güney eklerinde.
Güncel konulardan, siyasi konulara, yaşamdan konulardan, usta karikatürcüler köşesine zengin bir içeriğe sahip. 19 Temmuz 2009 tarihinde 11.sayısını çıkaran Gülmece Eki hakkında daha fazla bilgi ve katkılarınız için gulmece@sabah.com.tr adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Emre Yılmaz

YENİ AKREP Dergisi'nin 83. Sayısı Yayınlandı!

Dergiyi PDF Formatında okumak için TIKLAYINIZ

Hüseyin ÇAKMAK
cakmak@kibris.net

21 Temmuz 2009

Karder İzmir Temmuz Ayı Toplantısı Yapıldı!

Zeynep Gargi, Cemalettin Guzeloglu, Sadik Ozturk, Murat Arslan, Hasan Efe, Cem Koç, B.Murat Top, Ozan Soydan

Karder İzmir Temmuz Ayı Toplantısı Yapıldı!
Karikatürcüler Derneği İzmir Temsilciliği temmuz ayı toplantımızı 20 temmuz 2009 pazartesi günü çizer dostumuz Sadik Öztürk 'ün daveti üzerine Bornova'daki atölyesinde gerçekleştirdik.

Karder İzmir

20 Temmuz 2009

Norveç Uluslararası Editoryal Karikatür Sergisi!


İzel Rozental

Oğuz Gürel

Firuz Kutal

Norveç Uluslararası Editoryal Karikatür Sergisi!

Norveç te düzenlenen uluslararası editoryal karikatür sergisi (the right of freedom of expression) albümü yayınlandı.. Seçilen 156 çalışmanın Norveç karikatür galerisinde izleyicilere sunulduğu sergiye 22 ülkeden davet edilen toplam 59 karikatürist katıldı.. Türkiye den İzel Rozental ve Oğuz Gürel ile Norveç ten Firuz Kutal ın çalışmaları da sergide yer aldı.

Oğuz Gürel

Turgay Karadağ Karikatür Sergisi!



Turgay Karadağ Karikatür Sergisi!
Referans Gazetesi çizeri Turgay karadağ'ın karikatür sergisi,İzmirin şirin ilçesi Karaburunda açıldı.Karaburun belediyesinin "Karikatürlü Ev"indeki sergiyi Karaburun belediye başkanı Serdar Yasa açtı.Serdar Yasa "Karikatürlü Ev"in bir sanat merkezine dönüşmesini ve ilerde Karaburun doğumlu sanatçıların çıkmasını arzuladıklarını söyledi.sergi açılışnda seramik sanatçısı Defne Küçük gözetiminde izleyiciler ve Karaburunl'u minikler de seramik çamuruyla oynadılar. Eğlenceli çalışma sonucu birbirinden ilginç objeler üretildi..Sergi ay sonuna kadar açık kalacak.Karikatürlü Ev" de ayrıca her onbeş günde bir karikatür kursları düzenleniyor.

Turgay Karadağ

19 Temmuz 2009

4. Uluslararası Don Quichotte Karikatür Yarışması (01 Aralık 2009)

UYUM/DEGISIM“ KONULU 4. ULUSLARARASI DON QUICHOTTE KARIKATUR YARISMASI

“Entegrasyon” kelimesinin sozluk anlami; butunlesme, kaynasma, uyum saglama anlamina gelir. “Asimilasyon” ise; degisim, benzesmek veya kendine uydurmak anlamlarini icermektedir. Birbirinden ayri gibi gorunen bu kavramlar, ozellikle goc ulkelerinde ayrilmaz bir butunun parcalari gibidir. Biri, digerinin de varlik nedenidir, ayni zamanda...
Gunumuzde, gocmenler ne yasadiklari topluma tam olarak uyum saglayabilmekte, ne de kendi etnik kulturlerini ozgurce yasayabilmektedirler. Bir gocmenin yasadigi topluma uyum saglama surecinde kendi kulturunden uzaklasacak kadar asimile olmasi, yani yabancilasmasi da mumkun olabilmektedir. Gunumuzde bir cok ulkede bunun ornegini gorebiliriz. Oysa, gercek anlamda “entegrasyon”, yabanci bir ulkede kendi kimligini kaybetmeden, degisime ugramadan yasayabilmektir. Kisinin etnik kokeni ne olursa olsun, yasadigi toplum ona etnik kulturunu ve dilini koruma hakkini kesinlikle tanimalidir. Aksi takdirde bir “asimilasyon” yani “zorunlu degisim” soz konusudur.

Toplumsal yasamda “ideal birey”, diger kulturleri ve halklari da kucaklayandir. Hedefimiz; “uyum ve degisim” kavramlarini birbirine karistirmayan, bireylere ozgurce kulturlerini yasatmalarini saglayan toplumlardir. Karikatur yarismamizin amaci, gercek anlamda yasama gecirilemeyen bu sentezi “karikatur” sanatiyla gerceklestirerek, goc ulkelerine gerekli mesajlari iletebilmektir.

YARISMA KOSULLARI:
1) Yarismaya sadece internet uzerinden katilabilinir.
2) Yarismaya en fazla 3 karikatur gonderilebilir.
3) Yarismaya katilacak karikaturlerin daha once hicbir yarismada odul almamis olmasi ve yayinlanmamis olmasi gerekmektedir. Aksi takdirde odulun geri alinabilmesi soz konusu olabilecektir.
4) Karikaturler A3 boyutunda, 300 dpi ve jpeg formatinda olacaktir.
Siyah-beyaz veya renkli olabilir, her turlu boyama teknigi serbesttir.
5) Gelen karikaturler oncelikle (http://www.donquichotte.at/) internet sitesinin "bugun" bolumunde sergilenecektir. Boylelikle kopya karikaturlerin veya sartnameye uymayan karikaturlerin elenerek, son zamanlarda oldukca sIk yasanan odul krizlerinin onlenebilecegini dusunuyoruz.
6) Yarismaya son katilim tarihi: 1 Aralik 2009.
7) DegisIk ulke karikaturculerinden olusan secici kurul, gelen karikaturleri gelen karikaturleri Aralik ayinda degerlendirecek, sonuclar ise 15 Ocak tarihinde aciklanacaktir.
8) Odul toreni Mart 2010’da Hollanda’da gerceklesecektir.
(Kesin tarih ve sergi salonunun yeri daha sonra aciklanacaktir.)

ÖDULLER:
- Birincilik Odulu: 1000 Euro
- Ikincilik Odulu: 750 Euro
- Ucunculuk Odulu: 500 Euro
- “Semih Balcioglu” Ozel Odulu
- Mansiyonlar (10 adet).

ON SECICI KURUL:
Erdogan Karayel, Hicabi Demirci, Oguz Gurel, Hayati Boyacioglu, Ahmet Aykanat.

SECICI KURUL:
Marlene Pohle, Massoud Shojai, Marcio Leite, Marian Avramescu,
Vladimir Kazanevsky, Valeri Kurtu, Amorim, Julian Pena Pai, Raed Khalil, Willem Rasing, Seyran Caferli, Nezih Danyal, Eray Ozbek, Firuz Kutal, Huseyin Cakmak, Hicabi Demirci, Erdogan Karayel.

Erdoğan Karayel

18 Temmuz 2009

Türk Klasikleri Çizgi Roman Olur mu?


Türk klasikleri çizgi roman olur mu?

NTV Yayınları, dünyaca ünlü edebiyat klasiklerini çizgi roman olarak yayınlamaya başladı. İlk olarak William Shakespeare'in 'Macbeth'ini okurla buluşturan yayınevi, edebiyat dünyasında yeni bir tartışma da başlattı: "Türk klasikleri de acaba çizgi roman olur mu?" Yayınevi yöneticileri ve yazarlar, bu soruyu cevapladı.


NTV Yayınları, geçtiğimiz günlerde dünyaca ünlü edebiyat klasiklerini modern çizgilerle birleştirerek yepyeni bir seriye başladı: Çizgi Roman Dünya Klasikleri. Edebiyat klasikleri dünyasına yepyeni bir kapı açmak için işe girişen yayınevi, serinin ilk çizgi romanı olarak gelmiş geçmiş en çok okunan yazarlardan biri olan William Shakespeare'in "Macbeth" adlı oyununu okurlarla buluşturdu. Kitap, çıktığı günden itibaren büyük ilgi gördü. Özellikle genç edebiyatseverler kitabı kısa süre içerisinde en çok satanlar listesinin başına taşıdı. Yayınevi, Macbeth'in ardından; Kafka, Dostoyevski, Hugo ve Dickens gibi önemli yazarların başyapıtlarını da çizgi roman olarak sunmaya hazırlanıyor. Çizgi Roman Dünya Klasikleri Serisi kapsamında her ay iki eser yayınlanacak. Üstelik her bir çizgi romanın arkasında dünyaca ünlü yazarlarla, karakterlerle ilgili çok özel ve şu ana kadar pek de bilinmeyen bilgiler yer alacak. Bu durum edebiyat dünyasında yeni bir tartışmayı da başlattı. Türk klasikleri de acaba çizgi roman olarak okuyucu ile buluşturulabilir mi? Yıllardır yapılan, "Gençler okumuyor, hele klasiklerimizi hiç bilmiyor, yakınmaları bu şekilde giderilebilir mi?" gibi sorular şimdilerde özellikle yayıncıların, yazarların ve edebiyatseverlerin dilinde. Biz de yayınevi yöneticilerine ve yazarlara Türk klasiklerinin çizgi roman yapılıp yapılamayacağını sorduk. Elbette farklı görüşler ortaya çıktı.

ELİF ŞAFAK
Çok güzel açılımlar yaratabilir
"Ben senelerdir sadık bir çizgi roman okuyucusuyum. Kaliteli bir çizim tekniğiyle kaliteli bir romanın buluşmasının heyecan verici olabileceğine inanıyorum. Kelime ile resmin dansı muazzam eserler çıkartabilir. İyi yapıldığı takdirde. Tüm dünyada bunun son derece çarpıcı örnekleri var. Çizgi roman bazen küçümseniyor. Edebiyat dışı ya da "hafif" hatta "çocuksu" bir alan gibi görülüyor. Halbuki çizgi roman başlı başına deligüzel bir yaratıcılık alanı. Türk klasikleri başarılı çizgi romanlar olarak basılsa kültür ve edebiyatımızın tanınmasına çok büyük hizmeti olur. Önemli olan bunun belli bir kalitede yapılması. Yoksa ben kategorik olarak çizgi romana karşı değilim, tam tersine edebiyatın sevilmesinde çok güzel açılımlar yaratabileceğine inanıyorum."

AHMET TURAN ALKAN
Destekliyorum
NTV Yayınları'nı tebrik ederim, çünkü yaptıkları önemli bir kültür hizmetidir. Aynı şeyin Türkçe ve Türk edebiyatı versiyonunu yapmak da kâğıt üstünde güzel fikir; iki nokta beni endişelendiriyor:
1- Tembel okuyucuda "Çizgi roman versiyonunu okudum, aslını boşver" duygusu yaratması.
2- Türkçe versiyonlar için estetik ve editörlük desteklerinde görülmesi muhtemel zaaf.
Okumaya soğuk duran kitleye kitabı sevdirir mi bilmem; şüpheliyim fakat fikir hoşuma gwitti. Destekliyorum.

BEŞİR AYVAZOĞLU
Muhayyileyi ortadan kaldırabilir
Bunu sinemada yapıyorlar. Bazen eserle hiç alakası olmayan filmler çekiyorlar. Ancak bu bile bir yazarın hafızalarda yer etmesi bakımından önemli. Çünkü bu filmleri o eseri hiç okumayanlar bile izliyor. İzlemese belki de o romandan habersiz kalacak. Bu manada faydalı olabilir, ama bir çizgi roman bir klasiğin ruhunu verir mi? Vermez. Bir kere okuyucunun muhayyilesini ortadan kaldırır. Çizgi roman bir klasiğin ancak siretini verir. Konusunu anlatır, onun dışında edebi bir tat vermez.

EMİNE EROĞLU TİMAŞ YAYINLARI GENEL YAYIN EDİTÖRÜ
Reklamların etkisi var
TİMAŞ olarak, kitap okunması için değişik yolların denenmesine her zaman olumlu bakıyoruz. Çizgi roman da bu yollardan birisidir. Uluslararası piyasalarda güzel örnekleri var. Tabii her klasiğin çizgi roman formuna dökülemeyeceğini, bazı eğitimcilerin metin üzerindeki müdahalelerin karşısında yer aldıklarını da söylemek gerek. Biz, yayıncı olarak bu teşebbüsün, ilk ve ortaöğretim öğrencilerine okumayı sevdirme, okuma alışkanlığı edindirme işlevi göreceğini söyleyebiliriz. Bir anlamda yapılan çalışmalar "klasik metin okumalarına giriş" olarak değerlendirilebilir. Yaşı ilerlemiş olanlar arasında da çizgi roman tutkunları var. Beğenenlerin tam metni alıp okuma isteği duyabileceği de düşünülebilir. Bu teşebbüsün çok ilgi görmesi, bana kalırsa televizyon reklamı ile ilintilendirilebilir. En meşhur yazarların kitaplarına bile televizyon reklamı yapılamazken çizgi klasiklere bunca reklam yapılması okuru etkilemiş olmalı. Yoksa bu kitaplar herhangi bir orta ölçekli yayınevinin teşebbüsü olarak ortaya çıksa bunca ilgi görmeyeceği bir gerçek.

ZEYNEP ÇAĞLIYOR CAN YAYINLARI GENEL YAYIN EDİTÖRÜ
Keşke Türk klasikleri de çizgi roman olsa
Bu romanların, film ve çizgi roman olarak her şekilde insanlara ulaştırılması gerektiğine inanıyorum. Her bir ulaşma imkanının bir kâr olduğunu, insanların bu metinlere şu veya bu şekilde temas edip bunun tadını almaları gerisini getirir ve başka insanlar haline dönüştürür. Onun için ben bütün imkanların kullanılmasından yanayım. Bizim klasiklerimiz de keşke bu şekilde değerlendirilebilse, bu şekilde sunulabilse. Biz Can Yayınları olarak klasikler basıyoruz. Kocaman ve görkemli bir klasikler listemiz var. Gençlere ulaşmak açısından çocukları bu metinlerle temas ettirmek açısından zaten yayınevimizin bir yayın programı var.

İLKNUR ÖZDEMİR TURKUVAZ KİTAP GENEL YAYIN EDİTÖRÜ
Yol açıcı bir yararı olur
"Çizgi romanlar, Turkuvaz Kitapçılık'ın da çalışma alanına giriyor. Zaten dünyada çizgi roman türü çok hızlı bir gelişme göstermekte. Akla gelebilecek her kitabın ve konunun çizgi romanı yapılıyor. Türkiye'de de çizgi romana yer açan yayınevlerinin sayısı artmakta. Biz de bir süre önce Küçük Prens'in çizgi romanını yayınladık. Fransa'da yüz binler tarafından okunan bu çizgi roman bizde de ilgi gördü. Buna devam edeceğiz. Çizgi roman elbette asıl romanın içeriğini bire bir vermez, buna karşılık eklediği görsellikle okuru kitaba çeker, farklı bir boyut katar. Çizerin yorumuyla okuruz kitabı ama romanın ruhu, mesajı, dili değişmediği sürece de hiçbir olumsuzluğu yoktur. Küçük Prens'i alanların büyük kısmı zaten kitabı bilen ve okumuş olan kişilerdir. Sevdikleri bir kitabı bir de görsel olarak okumak isteyenlerdir. Okurları klasiklerle tanıştırmak açısından çizgi romanların yol açıcı olduğunu düşünüyoruz. Ama elbette iyi bir çizerin elinden çıkması koşuluyla. Yayıncılığın yeniliklere açık olması gerektiğine de inanıyoruz."

SIRMA KÖKSAL EVEREST YAYINLARI GENEL YAYIN EDİTÖ
Bu yönde çalışmalarımız var
Biz bu konuda zaten uzun süredir bir hazırlık içerisindeyiz. Sonbaharda hayata geçirmeyi planlamıştık. Bilinen klasik çizgi romanın da ötesinde Shakespeare'in Mangoları gibi daha radikal eserler yayınlayacağız. Türk klasiklerinin de çizgi roman olması tabii ki bu eserlerin okunması için iyi olacaktır. Klasiklerin çizgi romana uyarlanması dünyada da yeni bir trend. Türkiye'de de yapmak gerekecektir. Aslında mesele sadece klasiklerin okutulması meselesi değil. Bir kere çocukları farklı bir dünyaya alıştırmak. Çok görsel bir dünyada yaşıyoruz. Amaç, televizyon izleyicisini kitaba çekmek değil. Görselle metin arasındaki birlikteliğe kitap üretebilmek ve kitabı da hâlâ okunur kılmak.

SUAT YALAZ
Teklif gelirse seve seve yaparım
Klasiklerimizin çizgi roman olarak çizilmesi elbette onların özellikle genç okurlara ulaşmasında çok faydalı olur. Avrupa'da bu zaten yıllardır yapılıyor. Fakat çizgi roman sanatına Türkiye bir türlü sahip çıkmadı. Fransızlar çizgi romana 9. sanat diyorlar. Amerika çocuklarını bununla besliyor. Dini bakımdan, İncil, Hz. İsa, Hz. Meryem çizgi romanlarda öğretiliyor. Avrupalı bunu yapıyor, ülkemizde nedense bu sanata bir türlü sahip çıkılmadı. Bunun büyük sorumlusu büyük gazetelerin yöneticileridir. Bugün hiçbir gazetede resimli roman kalmadı. Çizgi roman kağıt üzerinde sinema yapmaktır. Biz sinemaya meraklı bir milletiz. Hikaye dinlemeyi ve görmeyi seven bir milletiz. Yaşım çok ilerledi, gözlerim çok fazla görmüyor ama yayınevlerinden klasikler için çizgi roman teklifi gelirse genç bir ekip kurarak seve seve yaparım.

Zaman-Cumartesi

15 Temmuz 2009

Karikatür Müzesi Hafta Sonları da Açık!

KARIKATÜR MÜZESİ HAFTA SONLARI DA AÇIK
Anadolu Üniversitesi’nin üç müzesinden biri olan Eğitim Karikatürleri Müzesi, artık hafta sonu tatil günlerinde de açık olacak.
Bir süreden beri hafta sonu tatilinde Eskişehir’e gruplar halinde yerli turistin geldiği ve öncelikle Odunpazarı bölgesini gezmek istedikleri gözlenmektedir. Bu nedenle 2004 yılında bir Odunpazarı evini aslına uygun restore ettirerek açılan ve hafta içinde ziyaretçi kabul eden Eğitim Karikatürleri Müzesi ziyaret günlerini değiştirmeyi kararlaştırmıştır.
Temmuz başında Cumartesi, Pazar günleri de ziyaretçileri kabul etmeye başlayan Anadolu Üniversitesi Eğitim Karikatürleri Müzesi bundan böyle sadece Pazartesi günleri kapalı olacak.
A.Ü. Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Atila ÖZER; “Gerek turizm hareketlerinin çoğalmasıyla Eskişehir’e gelen ziyaretçilerin daha çok yararlanabilmesi için, gerekse yıl içinde öğrencilerin hafta sonlarında da müzemizi ziyaret edebilmeleri için Eğitim Karikatürleri Müzesi’nin ziyaret saatlerinde değişiklik yapılması düşünülmüştür. Bundan böyle müzemiz bayram günleri ve Pazartesi hariç her gün saat: 10.00 – 18.00 arası ziyaret edilebilecektir” demiştir.

EGITIM KARIKATURLERI MUZESI

Kuşadası Karikatür Yarışmasının Son Katılım Tarihi 25 Ağustos 2009 Tarihine Kadar Uzatıldı!

-Büyük Boyutta Görmek İçin Resimin Üzerine Tıklayınız-

Saat Kulesi

12 Temmuz 2009

Erdoğan Oruç'un İlk Karikatür Albümü Yayınlandı!




ERDOĞAN ORUÇ’UN İLK KARİKATÜR ALBÜMÜ YAYINLANDI VEİKİNCİ KARİKATÜR SERGİSİ AÇILDI

Erdoğan Oruç 29.Uluslararası Çorum Hitit Fuar ve Festivali kapsamında 11 Temmuz’da Çorum Belediyesinin sponsorluğunda 2. karikatür sergisini açtı ve ilk karikatür albümü deYayınlandı.

Serginin açılışına Çorum vali yardımcısı, Çorum Belediyesi Başkanı, Çorum gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve çok sayıda Çorumlu mizah sever katıldı.Sergiden hemen sonra Çorum Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından bastırılan Erdoğan Oruç’un ilk karikatür albümü mizah severlere dağıtıldı.

Erdoğan Oruç’un karikatür albümü ücretsiz dağıtılmaktadır

KİTAP İSTEME ADRESİ:
ÇORUM BELEDİYESİ KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ KENT ARŞİVİ
Yeniyol Mahallesi Gazi Caddesi
Turgut Özal İş Merkezi kat:3 no:92
ÇORUM

TEL: 0364 225 08 10 / 1538 - 1539

Erdoğan Oruç

11 Temmuz 2009

Nasreddin Hoca Şenlikleri Sona Erdi!



NASRETTİN HOCA ŞENLİKLERİ SONA ERDİ
50. Uluslararası Akşehir Nasrettin Hoca Şenlikleri çeşitli etkinliklerle sona erdi. Homur ve Saat Kulesi çizerleri geçen yıllarda olduğu gibi yine şenliklere damgasını vurdu. Sergi açtı, söyleşi yaptı, portre karikatürler çizdi, workshoplara katıldı. Homur Mizah ve Karikatür Grubu “Su” sergisiyle katılırken, Saat Kulesi Karikatürcüler Topluluğu “Eflatun Nuri” sergisiyle üstatlarını unutmadı! Belediye parkında Lütfü Çakın, Hande Dilek Akçam ve Devrim Demiral ziyaretçilerin portrelerini çizdi. Canol Kocagöz, Mustafa Yıldız, Ahmet Erkanlı genç çizerlerle çalışmalar yaparken, söyleşi olanağı buldu. Akşehirli çizer Gökçen Eke karikatür sergisiyle, Sevgi Yılmaz ve İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencileri Afiş ve Grafik sergileriyle yer aldı.
Mizah yazarları Savaş Ünlü ve Sezer Odabaşıoğlu iki ayrı söyleşiyle şenliğe renk katarken, İmza günlerinde okuyucularına kitaplarını imzaladı. Filistin Halkıyla Dayanışma Derneği Naci El- Ali karikatür sergisi açtı. Sadece karikatür sergilerinin yer almadığı etkinliklerde Resim, Fotoğraf, Ebru, Minyatür, Mozaik, Heykel ve El Sanatları sergileri açıldı. Onlarca etkinliğe ev sahipliği yapan şenlik, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın katılımıyla son buldu.

Saat Kulesi

2. Uluslararası Zeytin Karikatür Yarışması Kesin Sonuçları Açıklandı!

Birinci: Grzegorz Szumowski (Poland)

İkinci: Myung Lae (Güney Kore)

Üçüncü: Valeri Curtu (Almanya)


2. Uluslararası Zeytin Karikatür Yarışması - 2009 (Girne-Kıbrıs)
Kesin Sonuçları!


Birincilik Ödülü: Grzegorz Szumowski (Poland)
İkincilik Ödülü: Myung Lae (South Korea)
Üçüncülük Ödülü: Valeriu Kurtu (Germany)

Girne Belediyesi Özel Ödülü: Angel Boligan (Mexico)
“İran Karikatür Evi” Özel Ödülü: Valentin Georgiev (Bulgaria)
“Don Kişot” (Almanya) Özel Ödülü: Pawel Kuczynski (Poland)
“Humorgrafe” Özel Ödülü: Elena Ospina (Colombia)
Anadolu Karikatürcüler Derneği Özel Ödülü: Serpil Kar (Turkey)
İsmet V. Güney Özel Ödülü: Onur Olguner (North Cyprus)

Özel Ödüller: Zhang Bin (China), Murat Gök (Turkey), Kürşat Zaman (Turkey), Murat Sarı (Turkey), Mehmet Kahraman (Turkey), Hülya Erşahin (Turkey), Saeed Sadeghi (İran), Andrey Klimov (Russia), Yuri Manaev (Russia), Muammer Bilen (Turkey), Shahram Rezaei (Iran), Geo Gruia (Romania), Ruhi Bulduk (Turkey)

Hüseyin Çakmak

08 Temmuz 2009

Şarlo Dergisinin 3.Sayısı Çıktı!

ŞARLO Çıktı!
“Dünyanın bütün asık suratlıları, dağılın” sloganı ile yayımlanan Aylık Politik Mizah Dergisi ŞARLO’nun 3. sayısı çıktı.
Derginin kapağında, darbe planlarına “kâğıt parçası” diyerek AKP iktidarı ile MGK’da uzlaşıya giden ve açıkça darbeciliği savunan İlker Başbuğ yer alıyor.
Usta yazar Yaşar Kemal’in “Kırmızı Sakallı Topal Karınca”, sinemanın Çirkin Kral’ı Yılmaz Güney’in “Hayata Seyirci Kalmak Kötüdür Oğlum” adlı öyküleri de çizgi olarak okuyucuların ilgisine sunuluyor.
Derginin yeni sayısında dikkat çeken bir diğer konu ise Carlos Latuff'un Şarlo için yeni yarattığı “Filistinli Ana” karakteri. Brezilyalı sosyalist karikatürist Carlos Latuff bu karakterle İsrail’in vahşet ve yıkım politikalarına dikkat çekiyor. Dergide ayrıca usta çizerin sanata ve hayata bakış açısını ifade ettiği röportaj yer alıyor.
ŞARLO, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Otelinde katledilen aydınlardan karikatürist Asaf Koçak'a da sayfalarında yer veriyor. Çizerin anısına hazırlanan sayfada yaşamından kesitler ve eserlerinden örnekler okuyucularla buluşuyor.
Tamamı renkli ve 32 sayfadan oluşan, Aylık Politik Mizah Dergisi ŞARLO'nun Temmuz sayısı tüm bayi ve kitapçılarda.

Şarlo Dergisi

07 Temmuz 2009

04 Temmuz 2009

Cafcaf'ın 25. Sayısı Çıktı!

CAFCAF MEHDİLERLE!
Temmuz Cafcaf'ı bayilerde!

Cafcaf'ın Temmuz sayısında kapağını mehdilik iddialarıyla Ergenekon kayıtlarına bile giren Harun Yahya ve İskender Evrenesoğlu'na ayırdı. Vatandaş bu iki kıymetli mehdimizi anıtkabire şikayet ediyor, kafamız karıştı Atam diyor..

Aylık tek mizah dergisi Cafcaf!
Türkiye'nin tek aylık mizah dergisi Cafcaf bayilerde yerini aldı. Kapağında mehdiliğin istismarını gündemine alan Cafcaf yine dolu dolu. Farklı, zengin bir dilden mizahını üreten, yerli, medeniyetinden beslenen bir mizah üretmek için yola çıkan Cafcaf artık okurunda bağışıklık yapmış bir dergi.
Gündem sayfalarında Kenan Evren'den yeni darbecilere, Michael Jackson'dan üç aylara, facebook çılgınlığından AKP AK Parti meselesine, Obama'dan Sahte belgeye bir çok canlı konuya dokunduran Cafcaf'ın diğer sayfaları da gündemden hiç aşağı kalmıyor.

Hürriyet'e din uzmanı!
Geçen ay Mardin katliamında okurlarına katliamı kavratmak için çizgi-kroki yayınlayan Hürriyet gazetesi imamı dua ederken cemaati secdede göstermişti. Hürriyet ekibinden hemen hemen kimsenin cemaatle namaz denilen şeyden haberdar olmadığı anlamına gelen bu cehalete karşılık Cafcaf hayırlı bir girişimde bulunmuş. Behlül Balkan'ın çizimi, Salih Kılınç'ın öyküleştirmesi ile Hürriyet'e Din Uzmanı hizmeti vermeye de başlamış dergi.
Entelektüel Tayyip ve Baykal!
Niyazi Çol Tayyip Erdoğan ile Deniz Baykal'ı hiç de alışık olmadığımız bir üst dil ile konuşturmuş Akmen/ Okmen tiplemelerinde. Walter Benjamin'den metinleri almış. Ama işin ilginci vatandaş bu durum karşısında cinnet geçiriyor! Serhat Albamya internetten dosya indirenlerle uğraşmış. Ebru Zeynep dışarda namaz kılmanın bir bayan için ne kadar zor olduğunu gündeme getirmiş. Bülent Akyürek Gavur İcatları Antolojisinde buz pateni, bilinçaltı, ayran ve kitap ayracından bahsetmiş. Cihangir Bayburtluoğlu Merter trafiğine islami çözümler getiren bir yazı kaleme almış.

Yavuz Girgin V for Vendetta'dan, Orhan Veli'den, Tarık bin Ziyaddan mevzuyu açmış çizgilerinde.
Turgut Yılmaz naif insanların sokağını, Huzur sokağını çizmeye devam ediyor.
Cımbızcı Cafer köşesinde Mustafa Şerif Onaran'ın dilindeki bozukluklara cımbızını dokundurmuş.
2000 sonrasının güçlü öykücülerinden Ömer Faruk Dönmez 'in Hamza tiplemesi Cafcaf okurlarının en çok sevdiği köşe konumunda.
Ahmet Altay Hesap Adamı ve Metrobüs Adamı ile dergide yerini almış.
Betül Zarifoğlu yaşam koçlarına kaşı olduğunu anlatıyor.
Cafcaf genel olarak kişisel gelişime karşı bir dergi. Toplumsal gelişimden yanayız diyor Asım Gültekin ironik bir üslupla ve şöyle sürdürüyor sözlerini: "Kişisel Gelişim sektörü fazlaca kapitalist bir havada gidiyor dünyada. Ve dindarların kişisel gelişime rağbeti de aslında kapitalizme ayak uydurmaya ve birlikte ahenkle dans etmeye dönüşüyor."
Niyazi Çol muhteşem maceralarını sürdürüyor. Çol müzmin bir konuya değiniyor: Ev taşıma ve hanımların yığınla kitabı sorun olarak görmelerinin insanın içindeki katili uyandırması problematiğine değinilmiş bu nadide felsefi mizah dergisinde.

Behlül Balkan halkının sorunlarına duyarsız kalamayan bir toplum için sanat mücadelecisi olarak köşesini çizmiş.
Kağıthane Panteri, bir kale kadar geniş bir çizer olan Önder Yavuz Bey usta çırak ilişkilerine dönük karikatürlerine devam ediyor.
Yasir Eryılmaz gençlerin sevdiği ve sevmediği hususlarda döktürüyor yine.
Yüksel Bayram İslami Sola bir gönderme yapmış.
Volkan Akmeşe çaycılara meftuniyetini izah ediyor. Tırcı Balaban hikayesinde ise Tırcı en son çizerine isyan eder.
Murat Menteş Mahsum Cici'nin maceralarına başlamış.
Puantiye televizyonlardaki kadın programları ile kendine özgü üslubu ile kafa buluyor.
Dergi içinde müstakil gazete Yeni Domates Hey Abi köşesi abilerle evlerde yaşananları testlerle gözler önüne seriyor.
Salih Kılınç 657'ye tâbi memurları çok matrak ve güçlü bir şekilde kaleme almış.
Ahmet Kesgin Atanmışlar ve seçilmişlerle ilgili çizgi bantında siyasi hicvini güçlü bir şekilde sürdürüyor.

Cafcaf Temmuz sayısı piyasadaki mizah dergilerine nazaran dolu dolu, onlardan 8 sayfa fazlasıyla bağımlılığını arttırmış durumda.

Derginin her yerde temsilcileri var!
Cafcaf'ın Türkiye'nin her yerinde ve Yemen'de, Bosna'da, Avusturya'da, Bulgaristan'da,, Amerika'da temsilcileri bulunuyor. Cafcaf Mizah dergisinin zengin bir dünya olduğunu sık sık ifade eden Cafcafçılar Facebook ve http://www.cafcafdergisi.net/ sitelerinde kendilerini ifade ediyorlar, mizahı paylaşıyorlar, kendilerine ayrı bir dünya kuruyorlar keyifli mi keyifli.

Saldırmadan mizah!
Cafcaf ekibi hakaret etmeden, aşağılamadan mizah yapma konusunda kararlı. Dergiye bayilerden ulaşmak mümkün.

Cafcaf Mizah Dergisi

02 Temmuz 2009

50. Akşehir Nasrettin Hoca Şenlikleri Başlıyor!

50. AKŞEHİR NASRETTİN HOCA ŞENLİKLERİ BAŞLIYOR!
Ülkemizin tek mizah ve karikatür ağırlıklı şenliği bu yılı 50.'sini gerçekleştirmenin heyacanını yaşıyor. Akşehir Belediyesi ve Akşehir Nasreddin Hoca ve Turizm Derneğinin düzenlediği şenlik 4 Temmuz'da başlıyor. 10 Temmuz'a kadar sürecek şenliklerde onlarca sergi açılacak. Bunların içinde yer alan karikatür sergileri ise şöyle:

-Saat Kulesi Karikatürcüler Grubu- Belediye İş Merkezi
-Homur Mizah Dergisi- Belediye Parkı
-Gökçen Eke- Belediye İş merkezi ve Halk Kütüphanesi
-Anadolu Karikatürcüler Derneği- Belediye Parkı
-Sevgi Yılmaz ve İst. Üniversitesi Grafik Tasarım Öğrencileri sergisi- Belediye iş Merkezi
-Cafcaf Dergisi- Belediye Parkı
-Filistinli Karikatürcü Naci El Ali - Belediye Parkı

Saat Kulesi Karikatürcüler Grubu ve Homur Dergisi Belediye parkında "Karikatür Workshop" çalışmaları yapacak, son gün ise Cafcaf Dergisi sürdürecek.
Birçok Söyleşi, Panel, Konser, Sinema, kısa film, Tiyatro, Yerli ve Yabancı Halk Dans gösterileri, İmza günlerinin yapılacağı etkinlikte, temsili Nasrettin Hoca'yı Kadir Çöpdemir canlandıracak. Şenlik proğramının tamamını görmek için: TIKLAYINIZ

Saat Kulesi

01 Temmuz 2009

İngiliz Sanatçı Türkiye’den Kaçtı!



İngiliz sanatçı Türkiye’den kaçtı

Başbakan Erdoğan’ın karikatürü çizen İngiliz sanatçı Michael Dickinson, hakkındaki beraat kararının bozulduğunu duyunca ülkesine kaçtığı bildirildi.

İngiliz Dail Mail gazetesi, 1997 yılında Başbakan Erdoğan’ı “Bush’un köpeği” olarak tasvir ettiği için “Devlet büyüklerine hakaretten” tutuklanan ve ardında beraat eden İngiliz sanatçı Michael Dickinson’ın, Yargıtay’ın beraat kararını bozduğunu televizyondan öğrenince, hemen İngiltere’ye kaçtığını yazdı.

Başbakan’a hakaretten yargılandı

Gazete, 2006 Mart ayında İstanbul'daki Kadıköy Meydanı’nda düzenlenen Irak savaşı karşıtı gösteride, Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu’nun kurduğu bir çadırda açılan sergide, Erdoğan’ı Bush’un köpeği olarak gösteren bir kolaj hazırlayan 58 yaşındaki sanatçı Dickinson hakkında, “Başbakan’a hakaretten” dava açıldığını ve bir süre Ümraniye Cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra mahkemenin, kolajın hakaret sınırını geçmediğine kanaat getirmesi sonucu beraat ettiğini kaydetti.

“Türk misafirperverliğini hapishanede görmek istemiyorum”

İngiliz artist Dickinson, Yargıtay’ın 3 gün önce mahkemenin aldığı kararını bozduğunu öğrenince, yeniden tutuklanma korkusuyla 23 yıldır yaşadığı İstanbul’u önceki gün terk etmek zorunda kaldı.

Dickinson, “Bir arkadaşımın kocası, televizyonda Yargıtay’ın kararı bozduğunu öğrenmiş. Hemen beni aradı. Şok oldum önce inanamadım. Ardından eşyalarımı toplayarak ilk uçağa bindim ve İngiltere’ye geldim” dedi. Türkiye’den ayrıldığı için çok üzüldüğünü söyleyen sanatçı, “Türk misafirperverliğini hapishanede görmek istemiyorum” diye ifade etti.

İki ülke arasında suçlu değişim programı olduğunu öğrendiğini ve Türkiye’nin istediği takdirde iade edilebileceğini söyleyen Dickinson, “Türkiye’ye dönmek istiyorum ancak suçsuz bulunduktan sonra, hakim karşısına çıkmak için değil. Türkiye’de yargı tam bir kabus, bir tek hakim var ve jüri sistemi gibi bir sistemleri yok” diye konuştu.

Hürriyet


YORUM
Bu sanatçının yaptığı işin "karikatür" boyutları içinde olmadığını düşünüyorum. Evet, bir eleştiri ve ağır bir hiciv var ama bu bir karikatür değil.
Buna ısrarla "karikatür" diyen cahil medyanın da bir an önce "okuma-yazma öğrenmesini" diliyorum.
Buradaki asıl vahim hata ise yapılan ADALETSİZLİĞİN ta kendisi...
Bunu bir Türk sanatçı yapmış olsaydı, bırakın beraat ettirilmeyi, kesin müebbet hapis ile cezalandırılırdı.
Ve Yargıtay'ın işte asıl o muhtemel müebbet hapis cezasını bozması gerekirdi.
Şimdi Yargıtay, aslında bu adaletsizliği düzeltiyor. Ancak Türk adaletinin sergilediği bu hukuksuzluğun, bu açık adam kayırmanın, adalete yapılan bu açık siyasi müdahalenin açtığı yarayı, hiç bir Yargıtay kararı, düzeltemeyecek.
Sanatçının, uyruğundan dolayı ayırımcılık gördüğü bir başka ülke var mı dünyada?

Levent Elpen

Yukardaki haber ve yorum K-Grubu mail grubundan alınmıştır.

Aşkın Ayrancıoğlu Karikatür Sergileri!

Karikatür sanatçısı Aşkın Ayrancıoğlu, 1. Boyabat Tiyatro Festivali, 2. Sinop Tiyatro Festivali, 1. Tarzan Kemal Çevre ve Sanat Etkinlikleri kapsamında karikatür sergileri açtı…

Sinop Termik ve Nükleer Santral kurulması başta olmak üzere tüm çevre felaketlerine karşı bir bilinç bileşkesi olması düşünülen festivaller, çevre bilincini Sinop halkına yaşam tarzı ve felsefesi ile aşılayan ve yakın zamanda hayatını kaybeden Tarzan Kemal anısına gerçekleştirildi

Sanatçılar, bilim adamları ve akademisyenlerin katıldığı festivaller 21-28 haziran 2009 tarihleri arasında; sokaklarda: sokak oyunları ve sergilerle, salonlarda; tiyatro ve panellerle, açık alanlarda; atölyeler, filmler, konserlerle gerçekleştirildi…

Aşkın Ayrancıoğlu’nun karikatürlerinin yanı sıra Ayfer Özen Hasankeyf fotoğraflarını, Ünal Karaca Boyabat fotoğraflarını, SİFAD (Sinop Fotoğraf Amatörleri Dern.) ise çevre konulu fotoğraflarını sergiledi… Sergiler halkın yoğun ilgisiyle karşılandı.

Festivalde “Kent ve Sanat” konulu panelde de yer alan karikatürist Aşkın Ayrancıoğlu, 2002 yılında açtığı (ve 5 karikatüründen dolayı üç yıl hapis istemiyle iki yıl boyunca yargılanıp beraat ettiği) karikatür sergisinden sonra ilk kez Boyabat’ta eserlerini sergiledi…

Aşkın Ayrancıoğlu